sarıkamış harekatına karşısında rus general nikolski'nin notları

General Nikolski, notlarını günü gününe tutmuş, tarafsız bir görüşle Türklerin kahramanlıklarını övmüştür. Bu hatırattan bir takım bölümleri, aşağıya alıyorum.
TÜRKLER'iN İRADESİ VE YAŞAMA GÜCÜ

Türkler savaşta büyük kayıplara uğradıkları halde inatla karşı koymaktadırlar. Sarıkamış grubuna destek maksadıyla BARDIZ'a özel bir grup gönderilmişti. bununla beraber bu grup Türkler'in ulaşımlarını kesecek ve onlara destek kuvvetinin katılmasına engel olacaktır. anlaşılan zikredilen grup beş alay dek varsayım olunan düşman (Türkleri kastediyor) kuvvetiyle savaşa mecbur kalacaktır.

"Bütün cephede Türklerle başarı kazanırcasına mücadeleye rağmen yegâne ulaşım ve kavuşma yolunun kesik olmasından nedeniyle Sarıkamış müfrezesinin vaziyeti çok ağırdır.


"Hal ve mevki, ciddî kararlar alınmasını gerektirmektedir. Zira fasılasız devamlı çoğu savaş ve çarpışmalardan sonradan kayıplar öyle fazla olup, derece derece de artmaktadır.
"İleri karakol postalarında ve gerekli olarak geceyi açık arazide geçiren askerler meyanında soğuktan donmuş olanların çokluğundan müfrezenin kuvveti gitgide artarak azalmaktadır.

15 Birinci Kânun'da Sarıkamış'a onuncu kolordusuna mensup taze askerî birliklerin yanaştıkları anlaşıldı. Bu birlikler, Yağbasan, Alisofu köylerinde iki cepheyi işgal ettiklerinden bu suretle Sarıkamış'ın kuşatılması tamamlanmış oluyordu. General Prejevalski şafaktan önce sağ cephe ve merkezde bulunan 80 nci Gabardinski alayını kendi plâstonlarıyle değiştirdikten daha sonra. General Berhman'a bildirdiği üzere Sarıkamış grubu birliklerine yolu başlatmak için Türkler'in Sarıkamış'ın kuzeyindeki tepelere (fakat bunlar Turnagöl sırtlandır), işgal ettikleri mevzilere Aleyhinde taarruza karar vermiş bulunuyordu.


General Prejevalski, kendi müfrezesini şu suretle bölmüştü: Yağbasan ve Alisofu köyleri üzerinden taarruz eden düşmana (Türklere) karşısında beş tabur. Bunların yanında 80.Kabardinski Alayı vardı. Hem sekiz toptan teşekkül eden bir güç sevk ederek Bardız geçidini tutacaklardı. Bunlar düşman saldırılarını geri atmağa memur edilmişti. Bardız geçidine karşı da General Bukretov kumandasında beş tabur. 4 toptan ibaret kuvvetleri -aralarında Berdanka tüfeğiyle silâhlanmış bir buçuk tabur bulunduğu halde- bu kayda değer geçide gönderilmiştir.
General Bukretov'a düşmanın sağ cenahını kuşatmak suretiyle onu Bardız geçidinin doğusuna atmak ve dışlamak emredilmişti.

Bardız geçidini zapt etmek için iki topla beraber iki tabur ayrıca memur edilmişti. Bunlar Yağmur Dağa hamle ve taarruz edeceklerdi. Yağmur Dağ Sarıkamış'a 7 km mesafededir.

Bu taburlar Yağmurdağı zapt eylemişler ise de bunların ileriye dürüst harekâtı çok zorluklara uğramıştı. Kuzeyden Yağmurdağ'a doğru inen düşey yamaçlı bir sel yarıntısı birleşmekteydi. İlerdeki bütün düşman mevzilerini ve topçularının gruplarını seyretmekte idiler. Dağ yamaçları fazla dikey olup düşmanın "anflat" aleyhinde atışı aşağı kalmakta idi. Türkler özellikle Bardız geçidinde olan esas yoldan Yukarı Sarıkamış köyünün batısında ve kuzey batısında güçlü olarak karşılık veriyor, mukavemet ediyorlardı. Böyle bir güçlü olarak karşılık veriyor, Miralay Bukretov, bu geçidi işgal edememişti.

Miralay Bukrelov, adı geçen geçitten az kalsın bir km mesafede durmağa mecbur kaldı. Müfrezesinde bulunan dört top. Türklerle çaba edememişti. Bilhassa bunların cephaneleri eksik bir zamanda tükenmiş bulunuyordu. Sekseninci Kabardinski Alayı, evvelki günlerde yapılan sık sık mücadelelerde fazla kayıplara uğramış olmasına rağmen Türklerin hücumuna mukabil, kesin hamle ile karşılık verdi. Çarpışma, tesadüfî muharebe şeklini alarak bilhassa şiddetli oldu.

Enver Paşa'nın kuvvetli iradesi, dayanıklı Türk birliklerini bütün mükemmel engelleri kesmeğe, sevk ve mecburi etmeğe zorlamıştı."

TÜRKLERE KARŞI GECE BASKINI

1914 yılının II. Kânun 16. günü gece bastığı vakit Birinci Kafkas Obüs Taburu gelmiş olduğundan General Prejevalskinin güçsüz topçusu bu suretle oldukça destek edilmiş oldu. Akşamın saat 10 una içten Türkler gözükmeksizin son sırtlardan indiler. sonradan demiryolu hattının geçtiği vadide toplanarak toplu nizamla İstasyona, köprüye ve Kartal Yuvası dağı (istasyonun üstündeki dağa) atak etmişlerdir. Bu dağ, Üçüncü Kobban Plaston taburu taralından işgal edilmekte idi.

Tabur, kendisine tek üstün olan düşmana karşısında mukavemet edemeyerek fazla kayba uğramış ve Sarıkamış'a çekilmiştir. Türkler onun arkasından kasabaya girmişler ve kasabanın çevresinin 156 P (Yelizavet-poleski) Alayı hizmet bölüğünün eski kışlalarını işgal etmişlerdir. Merkez mıntıkasında istasyon kumandanı olan Japorjevski, Kazak Alayının kumandanı Miralay Kravçenko, yarılmış olan mıntıkadaki durumu kurtarmak için şahsen ileriye atılmış ve derenin üzerindeki köprüde (ki Türkler bu köprüden geçiyorlardı) ölmüştür.

BİR GÜN DAHA SONRA

17 Birinci Kânun'da Sarıkamış'ta koşul: Evvelki kadar gergin değildi. Sarıkamış birliklerinin ilân ettiği galibiyet gitgide halin iyiliğine doğru gelişmesini tedarik eylemekteydi.

Sabahın saat 7 sinde General Prejevalski'nin emrine Kars kalesi istihkâm bölüğünün imha kıtası vasıl olmuştu. Türkler tarafından daha 1914 yılının 14 ncü Kânun'unda işgal edilmiş olan kulübelerin tahribine karar verilmişti. Kulübelerden birisinin damına brülör-prokselinli büyük bir tahrip kalıbı konarak, merminin patlamasıyla beraber, yapı tamamen imha edilmiş, mahvolmuş ve içinde yer alan 300 dek Türk savunma erinin cümlesi telef olmuştur.

Bundan sonradan ikinci kulübe içinde yer alan 300'den artı askerden tümü, içinde imamları olduğu halde teslim olmuşlardır. Türkler bu kulübelerde üç gün üç gece erzaksız ve susuz olarak sabırla ve inatla bir mukavemet göstermişlerdir.

Turnagöl Dağları'nın Hasan Ağayurd tepesinde inanılmayacak derecede bir çaba ve fedakârlıkla iki dağ topu çıkarıldığından bunlar Bardız geçidini arkadan dövmeğe başlamışlardır.

General Prejevalski, Miralay Bukretof'un emrine kendi eli aşağıda yer alan 13 taburdan 6 sıra göndermiştir. General, Bardız geçidini tutmadıkça Sarıkamış'ın öteki cephelerinde saldırıya geçmenin ve demiryolunun tahribinin faydasız ve yararsız; olduğunu öyle güzel anlamıştı.

Askerin fazla yorgun oluşu, ara sıra mühimmat ve fişeğin azlığı ve Türkler kadar bu bölgeden devamlı olarak gösterilen şiddetli mukavemet nedeniyle, Miralay Bukretof'un öyle ziyade zorlukla ilerlemekte olmasını ve kesin bir başarı elde edememiş bulunmasına vesile olmuştur.

ESKİ SARIKAMIŞ BASKINI


Yukarı Sarıkamış köyünde güzel bir vak'a olmuştur: Buradaki ot setlerine ait kulübeleri tutmuş olan bir Türk taburu ile bunun karşısındaki bizim iki Kabardinski taburu vardı.
Üç gündür uğraşıldığı halde buradaki Türkleri esir etmek kabil olmuyordu. Kulübelere yakında olacak olan askerlerimize etraftaki tepelerden kuvvetle ateş edilmekte idi. Vakta ki obüslerimiz yukarıda yer alan düşmanı def eylemiştir. Avcılarımız sürünmek suretiyle ilerleyerek en yakın olan kulübeyi berhava etmiştir. Bu feci akıbetten daha sonra üç ümera yedi subay bir doktor ile üç yüzden fazla nefer silâhlarını teslime zoraki kalmışlardır.

Sarıkamış muharebesinin neticesi olarak 20'den fazla subay bin beş yüz askerden oluşan esirlerin gelişinden bizar oluyorum İskân edilecek yer ve yiyecek tedarik etmek lâzım geliyor. Esirlerin ifadesine kadar Sarıkamış'a karşısında Türkler'in 17.2.28, 29. 30 ve 31 nci Türk fırkaları hareket eylemekte oldukları ve Köprüköy’den kıtaatımızın arkası sıra 18. 33. ve 34ncü Türk fırkalarının gelmekte olduğu anlaşılmaktadır. Tüm kıtaata Hasan İzzet Paşa kumanda etmekte ama Sarıkamış harekâtını bana kalırsa ENVER PAŞA yöneticilik eylemektedir. Keza iki Alman general bulunmaktadır.


HAREKÂTIN NETİCELERİ


Sarıkamış önlerinde günlerce süren muharebelerden sonra 13.000 mevcudundan IX. Kolordunun bakiyesi olarak kalan tüm generaller ile 200 küsur subayı ve 6000 kadar neferi esir olmuşlardır. (23 Birinci Kânun 1914).

13000 mevcutlu Kolordunun halen 7000'i hayattadır. Ganaim miktarı demin umulan değildir. Fakat 30 dek **** 20 dek makineli tüfek, IX. Kolordu Kumandanı ve keza erkân-ı harbiyeleriyle beraber 17 28. ve 29ncü fırka kumandanları esirdir.

Sarıkamış hezimetiyle cesurca maneviyatlarını kaybeden diğer Türk kıtaatı Ardahan'ın tarafımızdan istirdadı üstüne ric'at etmişlerdir. Düşman kumandanları General Galgilin Bulaklı tarafında, Kaymakam Radde (Palandöken'e),

Birinci Ferik General Graf Varanşof Daşkot Miralay Bukretof Darkovski, General Prejevalski, General Yudeniç, General Berhman keza General Baratof orduya kumanda etmişlerdir.

LİMAN VON SANDERS'İN DÜŞÜNCESİ

Liman Von Sanders Sarıkamış harekâtı için şöyle yazmışlar. (Yapılacak harekâtta Üçüncü ordunun kumandanlığını üstüne almış olan ENVER PAŞA, yapmış olduğu harekâtın neticesinde 3. Ordu külliyen hezimete uğramıştır. Bidayette 90.000 birey olarak tertip edilen bu ordudan 12.000 birey kalmıştır.

Çadırsız karlı ordugâhlarda erler açlıktan, soğuktan helak olmuştur. Avdet eden efrat arasında çok geçmeden tifüs hastalığı zuhur ettiğinden bu suretle onların da birçokları ölmüştür.

"Filhakika Sarıkamış'taki Rus kıtaatını ihata maksadıyla fevkalade geniş ve son derece cüretkâr olan plânını düşünen ENVER Paşa, inisiyatifi kati olarak kendi eline almış ve taarruz ve harekâtı sür'atle inkişaf ettirmiş bulunuyordu. Ama nihayete erdirmeye muvaffak olamamıştır.

Enver Paşa Harpte manevî unsurun azim ve değer ve ehemmiyetine dair olan sözünü unutmuş gitmişti.


KAYNAK
: akintarih.com




*